E ile Başlayan

Ecel geldi cihane, baş ağrısı bahane.
Ecele çare olmaz.
Eceli gelen fare kedi taşağı kaşır.
Eceli gelen it cami duvarına siyer.
Eceli gelen köpek cami duvarına işer.
Eceli gelen sıçan kedinin taşaklarını kaşır.
Edebi,edepsizden öğren.
Eden bulur, inleyen ölür.
Ek tohumun hasını, çekme yiyecek yasını.
Ekici ol, bilici olma.
Ekincinin karnını yarmışlar; kırk bu yılcık, kırk bıldırcık çıkmış.
Ekmekle oynayanın ekmeğiyle oynanır.
Ekmekten kaşık olur ama her yoğurdun hakkına değil.
Ekmeği ekmekçiye ver, bir ekmek de üste ver.
Ekmeğin büyüğü, hamurun çoğundan olur.
El ağzına bakan, karısını tez boşar.
El el ile, değirmen yel ile.
El el için ağlamaz; başına kara bağlamaz.
El el üstünde olur, ev ev üstünde olmaz.
El elden kalmaz, dil dilden kalmaz.
El elden üstündür.
El eli yıkar yüzü.
El elin aynasıdır.
El elin eşeğini türkü çağırarak arar.
El elin nesine, gülerek gider yasına.
El ile bozgun düzgün.
El ile gelen düğün, bayram.
El için ağlayan gözden olur,.
El için kuyu kazan, evvela kendi düşer.
El için yanma nare ara.
El kazanı ile aş kaynamaz.
El kesesinden sultanım, develer olsun kurbanım.
El terazi, göz mizan.
El yarası onulur , dil yarası onulmaz.
El yumruğu yemeyen kendi yumruğunu değirmen taşı sanır.
El öpmekle ağız aşınmaz.
El üstünde gömlek eskimez.
Elde yiyen, yolda acıkır.
Elde bulunan beyde bulunmaz.
Eldeki yara, yarasıza duvar deliği.
Elden gelen övün olmaz, o da vaktinde bulunmaz.
Elden yiyen börkmüş, keseden yiyen çökmüş.
Eli boşa ağa uyur derler; eli doluya ağa buyur derler.
Elifin hecesi var, gündüzün gecesi var.
Elime ne döktün ki, yüzüne süreyim?
Elin ağzı torba değil ki büzesin.
Elmas çamura düşse yine elmas.
Elmayı havaya at, düşünceye kadar Allah kerim.
Elmayı soy da ye, armudu say da ye.
Elmayı çayıra, armudu bayıra.
Elti eltiden kaçar, görümceler bayrak açar.
Elti eltiye eş olmaz, arpa unundan aş olmaz.
Elvergisi, gönül.
Elçiye zeval olmaz.
Emanet eşeğin yuları gevşek olur.
Emanete hıyanet olmaz.
Emek olmadan yemek olmaz.
Emmim, dayım kesem; elimi soksam yesem.
En kolay iş yemek, çiğnemeden yutulmaz.
Er ek, geç ek, tava ek.
Er ekmeği, meydan ekmeği.
Er gönülü ibrişim, dolaşırsa açılmaz.
Er kocar, gönül kocamaz.
Er lokması er kursağında kalmaz.
Er olan ekmeğini taştan çıkarır.
Er oyunu üçe kadar.
Erenlerin sağı, solu olmaz.
Ergen gözüyle kız alma, gece gözüyle bez alma.
Ergene karı boşaması kolay.
Ergene var ergene, kaygısız gir yorgana.
Erikenin başına kar yağar.
Erim er olsun da yerim çalı gibi olsun.
Erine göre bağla başını, tencerene göre kaynat aşını.
Erkek arslan arslan da dişi arslan arslan değil mi?.
Erkek koyun kasap dükkanına yakışır.
Erkek sel, kadın göl.
Erken kalkan yol alır, er evlenen döl alır.
Erken kalktım işime, şeker kattım aşıma.
Erken kalkmayan avrat, söz dinlemeyen evlat, mahmuzla gitmeyen at, kapında varsa kaldır at.
Erkeğin kalbine giden yol midesinden geçer.
Erkeğin şeytanı kadın.
Esirgenen göze çöp batar.
Eski diye atma kürkünü; gerek olur bürünürsün bir günü.
Eski dost düşman olmaz, yenisinden vefa gelmez.
Eski düşman dost olmaz.
Eski kaçmış; iğne iplik geri getirmiş.
Eski çamlar bardak oldu.
Eskiye itibar olsaydı bitpazarına nur yağardı.
Esmere al bağla, karşısına geç ağla.
Esrik devenin çulu eğri gerek.
Et kanlı gerek, yiğit canlı.
Et kokarsa tuzlanır; ya tuz kokarsa ne yapılır?.
Et ne kadar arık olsa ekmek üstünde yaraşır.
Et ola, it ola.
Et tırnaktan ayrılmaz.
Eti ciğer eden de avrat, ciğeri et eden de.
Etin çiği et getirir, ekmeğin çiği dert getirir.
Etle deri, yemekle diri.
Etme bulma dünyası.
Ev alma, komşu al.
Ev dememişler, evran demişler.
Ev sahibi mülk sahibi, hani bunun ilk sahibi.
Evdeki hesap çarşıya uymaz.
Evden bir ölü çıkacak demişler, herkes hizmetçinin yüzüne bakmış.
Evceğizim evceğizim, saklar benim halceğizim.
Evi ev eden avrat.
Evine göre pişir aşını; erine göre bağla başını.
Evladı ben doğurdum, ama gönlünü ben doğurmadım.
Evladın var mı, derdin var.
Evlenenle ev alana Allah yardım eder.
Evli evinde köylü köyünde gerek.
Evlinin bir evi var, evsizin bin evi var.
Evvel can, sonra canan.
Eğilen baş kesilmez.
Eğreti ata binen tez iner.
Eğretinin canı berk olur.
Eğri otur , doğru söyle.
Eşek, kulağı kesilmekle küheylan olmaz.
Eşek bile bir düştüğü yere bir daha düşmez.
Eşek büyümekle tavlabaşı olmaz.
Eşek eve gelmiş, yorga yolda kalmış.
Eşek eşeği ödünç kaşır.
Eşek hoşaftan ne anlar?.
Eşek kocamakla tavla başı olmaz.
Eşek kocamakla tavlabaşı olmaz.
Eşek çamura çökerse sahibinden gayretlisi olmaz.
Eşeğe altın semer vursalar yine eşektir.
Eşeğe cilve yap demişler, çifte atmış.
Eşeğe kaç gün yol gidersin demişler; onu bizlengiç bilir demiş.
Eşeğe marifetini göster demişler, yıkılıp ağnamış.
Eşeğe rakı içirmişler; çulunu bahşış vermiş.
Eşeği dama çıkaran yine kendi indirir.
Eşeği düğüne çağırmışlar, ya odun eksik, ya su demiş.
Eşeği sahibinin dediği yere bağla da varsın kurt yesin.
Eşeği süren osuruğuna katlanır.
Eşeğin gönlüne kalsa bir bağ maydanozu götürmez.
Eşeğin kuyruğunu kalabalıkta kesme; kimi uzun der, kimi kısa.
Eşeğin yorulduğu yere han yapılmaz.
Eşeğin ölümü köpeğe düğündür.
Eşeğini sağlam bağla, sonra Allah’a ısmarla.
Ecel geldi cihane, baş ağrısı bahane. 16.03.2007
Eceli gelen sıçan kedinin taşaklarını kaşır.
Eceli gelen keçi, çobanın ekmeğini yer
Eceli gelen köpek cami duvarına işer.
Eceli gelen köpek cami duvarına siyer .
Edebi,edepsizden öğren.
Eden bulur,inleyen ölür.
Eğreti ata binen tez iner.
Eğri ağaca yayım, her gördüğüne dayım deme.
Ek tohumun hasını, çekme yiyecek yasını.
Eken biçer, konan göçer.
Ekmeğin büyüğü hamurun çoğundan olur.
Ekmeğin kestiğini kılıç kesmez.
El ağzı ile çorba içilmez.
El atına binen yaya kalır
El deliye, bende akıllıya muhtacım.
El elden üstündür.
El içinde vasiyet ettik, ölmemek olmaz.
El kazanı ile aş kaynamaz.
El yarası onar, dil yarası onmaz.
El yumruğu yemeyen, kendi yumruğunu balyoz sanır.
Elden gelen öğün olmaz, o da vaktinde bulunmaz.
Eli dar olanın, dili kısa olur.
Eli doluya: ağa buyur, eli boşa: ağa uyur.
Eli ile köfte yuvarlıyor, gözü kırık kovalıyor.
Elin iyisi olmaz, gavurun dayısı olmaz:
Elin hamuru ile erkek işine karışma
Elin ile koymadığını kaldırma.
Elmanın dibi göl, armudun dibi yol (olmalı).
Elmayı soy da ye, armudu say da ye.
Emanet ata binen, tez iner.
Emanet eşeğin yuları gevşek olur.
Erkek arslan arslan da, dişi arslan arslan değil mi?
Erkek koyun kasap dükkânına yakışır.
Erken evlenen döl alır, erken kalkan yol alır.
Erken evlenen yanılmamış.
Esirgenen göze çöp batar.
Eski çamlar bardak oldu.
Eşek hoşaftan ne anlar. Suyunu içer, denesi kalır.
Eşek kocamakla tavla başı olmaz.
Eşek olduktan sonra semer vuran çok olur.
Eşek sıçtı, gönül geçti
Eşekler çalışır, atlar yer.
Eşekten at olmaz, ciğerinden aş olmaz.
Et tırnaktan ayrılmaz.
Ev sahibi mülk sahibi, hani bunun ilk sahibi.
Ev sahibinin hatırı olmazsa köpeğini dövmek kolaydır
Evdeki hesap çarşıya uymaz.
Even enik gözsüz kunlar “Acele eden köpek gözgüs yavrular”
Evini temiz tut, misafir gelir; kalbini temiz tut, ölüm gelir.
Evladı ben doğurdum ama gönlü benim değil ki.