OSMANLI MAÇINA BİLET VAR MI!

3
1786

Ben şampiyon takımın, şampiyon taraftarıyım. Feda dedik, cefa çektik, sefasını süreceğiz. Yağma yok. Emek verdik, ter döktük. Şerefimizle oynadık, hakkımızla kazandık, 4 hafta sonra şampiyon Beşiktaş yazdıracağız. Emek hırsızlarına, ahlaksız bücürlere, fetö artıklarına, insan bozmalarına bağışlanacak şampiyonluk yok. İnanmayan varsa gölge etmesin başka ihsan istemez.

B.Şehir maçında o kadar çok kızmıştım ki, bir hafta boyunca yazı yazamadım, yorum yapamadım. Sadece dün akşamki maçı bekledim. Görmek istediğim galibiyet ve 3 puan değildi. Yalnızca; Beşiktaş’a Avrupa liginde çeyrek final heyecanı yaşatan, ligin bitimine 6 hafta kala en yakın rakibine 7 puan fark yapmış Karakartalların mazereti olmayan bir mağlubiyet sonrası isyanını baş kaldırışını görmek istiyordum. Son saniyede gelen golle berabere kalmış olsak ta ben o isyanı, inanmışlığı tüm Karakartalların gözlerinde gördüm. Kader bazen ağlarını sizin düşündüğünüzden farklı örebilir ama tersine örmesine izin vermeyeceğiz.

Fazla ayrıntıya girmek istemiyorum. Geçen sezon 30. hafta sonunda da kalan 4 maçımızı kazanmak zorunda idik. Deplasmanda gs maçımız vardı. Bu senede aynı konumdayız. Önde olup puan kaybederek ilerlemek hepimizi yordu. Şenol Güneş hocamız ve inanmış oyuncularımız bu saatten sonra kimseye fırsat vermeyecektir. Kendi işimizi kendimiz göreceğiz. Şimdi birlik olma vakti. Eleştirme, sorgulama, gücenme, üzülme zamanı değil. Çok değerli şampiyonluğa elbirliğiyle ulaşacağız.

34. hafta Osmanlı maçı biletine şimdiden talibim, şampiyonluğa inanmayanlar şimdiden devredebilir. 15 Mayıs 2016 Pazar akşamı olduğu gibi yine bir Osmanlı maçı sonrası yağmur altında ıslanarak şampiyonluk şarkıları söylemek istiyorum.

Saygılarımla

3 YORUMLAR

  1. Sayın Mürsel Çakır’ın yazısını okudum…
    Altta küçük bir kutucuk, beyaz…
    Başlığında “Cevap ver” yazan, beyaz, küçük bir kutucuk…
    Şu yukarıda okuduğum yazının üzerine ne söyleyebilir, nasıl bir cevap verebilirim ki?…
    Sadece, küçük bir anımı paylaşabilirim, eğer becerebilirsem, elbette…
    Yıllar ve yıllar önceydi…
    İnşallah hafızam beni yanıltmıyordur ama, belki 82, bir ihtimal de 86 yılı, emin değilim…
    Ama, çok büyük bir ihtimalle 82 yılındaki şampiyonluğumuzdu sanıyorum…
    Bir pazar günü, siyah beyaz ekranlı televizyonumuzda pazar günü bir eğlence programı izliyordum…
    Programı sunanlar, iki büyük Beşiktaş’lı…
    Cenk Koray ve Orhan Boran…
    Ya da Orhan Boran ve Cenk Koray…
    Eskişehir maçı yarıda kalmıştı ama maçın hükmen galibiyet olarak tescil edileceği neredeyse kesindi…
    Yani, şampiyonduk…
    Son şampiyonluğumuzun, 1967’nin üzerinden 15 sene geçtikten sonraki ilk şampiyonluğumuz…
    15 yılın, o büyük bekleyişin ardından gelen o muhteşem sevinç…
    Allah ikisine de rahmetler eylesin, o iki büyük insan bir yandan pazar programı sunuyor, bizleri, izleyenleri güldürmeye çalışıyor,
    Bir yandan da kamera açılarına sığınarak, kimselere göstermeden sevinç gözyaşları döküyorlardı…
    Önce anlam verememiştim… “Bunlar ne yapıyor böyle” diye sormuştum kendime….
    Sonra anlamıştım…
    Biribirlerini “azdırarak” sevinç gözyaşları döküyorlardı…
    Bir, birisi kendine hakim olup programı sürüklemeye çalışıyor,
    O sırada öteki arkasını dönmüş hıçkırarak ağlıyor;
    Bir başka sefer roller değişilmiş, güldüren ile gözyaşı döken yer değiştirmiş oluyordu…
    Şimdi çoook daha iyi anlıyorum onları, o büyük insanları…
    Haydi be Beşiktaş!…
    Bu yıl da beni ağlat, ne olursun!…
    Bu yıl, hepimizi ağlat…
    Tam da bu satırları yazarken yaptığım gibi…
    Hepimizi…
    Haydi!…

    (İzin verirsen bu yazımı ana sayfada diğer arkadaşlarımla da paylaşmak isterim sevgili Mürsel Çakır)

    • İzin ne demek Beşiktaş sevdalısı kardeşim. Elbette paylaşabilirsiniz. Zor şampiyonluk denince benimde aklıma ilk gelen 1981 şampiyonluğudur. Yaşım yetmesede (39) Maçın özetini izleyince o abilerimizin hangi zorluklar karşısında ne zor bir iş başardıklarını algılayabiliyoruz