HER BİTİŞ YENİ BİR BAŞLANGIÇTIR, GURURLAN BEŞİKTAŞLI

0
1331

Avrupa yolculuğumuz çeyrek finalde penaltılarla sona erdi. Çok uzun ve müthiş bir geceyi geride bıraktık. Bu sene bizlere Benfica da 90+3. dk. golü mutluluğunu, Napoli deplasmanı zaferini, Benfica maçındaki muhteşem dönüşü, Olympiakos maçında 10 kişi ile sirtaki keyfini, Lyon maçında 120 dk ve penaltılarla tur heyecanını yaşatan başta Şenol Güneş olmak üzere, tüm futbolcularımızı, yönetimimizi ve eşi benzeri olmayan büyük Beşiktaş taraftarını kutluyorum.

Bu asla kötü bir son değildir. Biliç ile belli bir çizgiye ulaşmış Avrupa maçları performansımız, Şenol Güneş ile Uefa kupası kazanma hayaline dönüştü. Aynı planlama, çalışma ve teknik kadro ile şampiyonlar liginde gruptan çıkarak tur atlamayı, Uefa Avrupa Ligi kupasını kazanmayı başarabiliriz. Bu yılki mücadelemiz büyük bir tecrübe oldu. Büyük ve kalıcı başarılar kolay elde edilmiyor. Milli takımımız gibi on yılda bir turnuvalara katılıp, neden elendik dememeliyiz. Başarı çıtasını her yıl bir kademe daha yukarı taşımalıyız. Unutmayalım her bitiş yeni bir başlangıçtır. Trabzon maçında çimlere düşen Karakartalların şampiyonluğu kucaklaması gibi, penaltılar sonucunda yığılan Karakartallar da Avrupa Şampiyonluğunu kucaklayacaktır.

İlk maçta yaşananlar ve ikinci maçtan bir gün önce açıklanan ceza karabasan gibi çökmüştü üzerimize. Maça çok dengesiz başladık. Gitgel şeklinde oynanan oyunda kalemizde çok ciddi şekilde sayısız tehlike yaşadık. Hücumda öne çıktığımızda da birçok gol pozisyonuna girdik. Beşiktaş takımının yapısı gitgel şeklinde oyun tarzına uymamaktadır. Takımın yaş ortalaması, kadro derinliği ve Avrupa tecrübesi bu bakımdan sorun yaratmaktadır. Klasik, ayağa enine geniş alanda oynadığımız oyunumuzu bir türlü oynayamadık. Bunda kuşkusuz Lyon un önde yaptığı baskı, seken tüm topları alması ve Atiba’ nın akılalmaz şekilde kötü olmasının rolü vardı. Hücumda hızlı oynayabildiğimiz ve baskı yaptığımız her an gol tehlikesi yarattık. Ama oyuna hakim olamayışımız ve Lyon un öndeki oyuncularının top saklamadaki yeteneği ve Beşiktaş takımını topun peşinden koşmaya zorlaması hücum devamlılığımızı ve sonuca ulaşmamızı engelledi. Beşiktaş’ın sistemi Atiba olmadığında çöküyor. Bunu net olarak gördük.

Bireysel performanslar genel olarak iyiydi. Maçın en kötüsü iftiharımız Atiba idi. Atiba iyi olmazsa Beşiktaş ta iyi olamıyor. Oyuna sonradan giren Beck ve Necip çok iyiydiler. Q7 çok eleştirilse de hücum çeşitliliğimizin tek kaynağı idi. Onsuz olmuyor. Babel, Adriano, Talisca, Fabri, Gönül, Tosiç çok iyidiler. Cenk iyi başladı ancak sonunu getiremedi. Oğuzhan pas üçgeni olmadığı müddetçe etkisiz kalıyor. Penaltıları kaçıran oyuncularımıza yönelik eleştirilere katılmıyorum. O iş o kadar kolay değil diyorum. Birde yıldızımız Talisca’ nın uzatmalarda altıpastan boş kaleye atamadığı top mu daha zordu, Tosiç ile Mitroviç in kullandığı 7. Ve 8. penaltılar mı diye soruyorum. Bütün oyuncularımızı alınlarından öpüyorum.

Taraftar olarak müthiş bir atmosfere imza attığımızı düşünüyorum. Eve ulaştığımda saat 02.00, uçak için uyandığımda saat 05.00 dı. Herşey Beşiktaşımız için. Feda olsun. Süper ligin kalan maçlarında da geçen yılda da olduğu gibi aynı atmosferi yaşamalı ve yaşatmalıyız.

Şimdi lige dönüyoruz. Pazartesi akşamı Vodofone Arena’da gururumuz olan takımımızı şampiyon gibi karşılamalıyız. Şampiyonluğu bir an önce kucaklayıp, şampiyonlar ligi için şimdiden transfer ve tur hayalleri kurmaya başlamalıyız.

Saygılarımla