DÜZE ÇIKTIK..

2
1208

Şükürler olsun. Beşiktaş’ımız zorlu periyottan en az hasarla çıktı. Uefa Avrupa Liginde çeyrek final, süper ligde ezeli rakipler saf dışı ve Başakşehir in 2 puan önünde lideriz. Fiziksel yorgunluğun yanında mental olarak kafaları kemiren bir virajı döndük. 15. Süper Lig Şampiyonluğu için son düzlükteyiz. Deplasmanda dört maçımız(TS-B.Şehir-Bursa-Antep), içerde ise beş maçımız (Gençlerbirliği-Adana-Fener-Kasımpaşa-Osmanlı) kaldı. Uzun süredir gözünü kırpmayan takım, teknik ekip ve camia milli maç arası nedeniyle derin bir nefes alacak. Fiziksel ve zihinsel olarak hazırlanıp bu senede mutlu sona ulaşacağız.

Antalya maçının zorlu geçeceğini tahmin ediyordum. Başakşehir in bizim maç öncesi puan kaybetmesi sıkıntılı bir sürece girmemizi engelledi. Maç öncesi her sonuçta liderlik bizimdi. Bir taraftan Olympiakos maçının yorgunluğunun maça etki edeceğini düşünürken diğer taraftan Rıza Çalımbayla çıkış yapan, avrupayı hedefleyen ve seyirci organizasyonu yapan Antalya nın hiçte kolay bir takım olmadığını biliyordum. Ekranlara ne kadar yansıdı bilmem ama statta müthiş bir atmosfer oluşmuştu. Maçın zor geçeceği belli oluyordu.

Şenol Hoca maça bildiğimiz 11 ile başladı. İlk yarıda takımda herhangi bir yorgunluk gözlemlemedim. Oyunu kontrol eden, rakibe pozisyon vermeyen, rakip sahada boşluk bulunca hücum eden bir takım vardı sahada. İkinci yarı kulübeden gelecek hamlelerle Antalya nın boşaltacağı alanlarda etkili olacağımızı düşünüyordum. Ancak ikinci yarıya takım oyundan müthiş şekilde düşmüş şekilde başladı. Yorgunluk her hallerinden belliydi. Oğuzhan ın etkisiz oyunu, Q7nin kanadına yardım etmemesi sonucu rakipten baskı yedik. Şenol hoca fiziki direnci artırmak için Necip ve Cenk i oyuna almışken, Aboubakar ın gereksiz hamlesi sonucu hatalı bir hakem kararı ile ikinci sarı karttan oyundan atılması oyunun yönünü tamamen değiştirdi. Tekrar söylüyorum yapılan hareket çok gereksiz ancak Aboubakar ın ikinci sarı kartı tam bir hakem faciası idi. Pozisyon tam önümde gerçekleşti. Orta hakem pozisyonu görmedi. Kaleci degajı yaptı. Maç öncesi yapılan algılardan etkilenen ve seyircinin baskısı altında ezilen hakem şapkadan tavşan çıkarttı. Böyle bir sarı kart olmaz. Olur diyen arkadaşları biraz araştırma yapmaya davet ediyorum. Kırmızı kart sonrası tamamen defans yapan takımımızda Fabricio devleşti ve takımımızı ayakta tuttu. Maçı yanımda izleyen 60 lık teyzenin ellerinden öpüyorum. Beşiktaşlılık böyle güzel bir şey. Maçın başından sonuna kadar hop oturup hop kalktı. Ofsaytıda iyi biliyor. Antalya seyirsicisinden önce ofsaytları gördü hep. Biraz panik yapsada ‘’biz bu takımdan gol yemeyiz korkma’’ şeklindeki telkinlerimle rahat bir maç izledi. Oğuzhan yerine Tolgay veya Necip ile maça başlayabilirdik. Oğuzhan ın bu haliyle ilk 11 oynaması imkansız. Q7 de takımdan ayrı bir dünya. Kafası başka bir yerlerde idi. Bu kadar kötü olmasını beklemiyordum. Kırmızı kart ve Adrianonun sakatlığı hocanın hamle şansını bitirdi. Tolgay Oğuzhan ın yerine oyuna girebilse 3 puanı koparabilirdik. Ama olsun en zor deplasmanı geride bıraktık, hala lideriz ve kaldı 4 deplasman. Her ne kadar Antalya tarafında olduğumdan yanlarında olamasam da, bir avuç Beşiktaş seyircisi yine muhteşemdi. Hepisini kutluyorum.

Aboubakar ı eleştirsekte kalan maçlarda kendisine ihtiyacımız var. Cenk etkisiz. Cenk Kendisine atılan bütün topları sektirip kaybetti. Bu haliyle bu yükü kaldıracak durumda değil. Gönül ister sıralasın golleri ama görünen köy kılavuz istemez. Aboubakar a iyi bir para cezası verip bir an önce aklını başına almasını sağlayıp, takıma kazandırmalıyız.

Milli maç arası sonrası çok zinde bir Beşiktaş izleyeceğimizi düşünüyorum. Puan farkını daha da açacağız kimsenin şüphesi olmasın. Bu aşamadan sonra tüm eleştirilerimizi, takıntılarımızı bir kenara bırakıp, takım için en iyisi neyse onu desteklemeliyiz. Eleştiri kısmı şampiyonluk kupasını kaldırandan sonra artık.

Şampiyon Karakartal yazdıracağız.

Saygılarımla

2 YORUMLAR

  1. Çok güzel bir yazı… Neredeyse tamamına katılıyorum… Bir tek Tolgay konusunda biraz çekimser olduğumu söylemeliyim… Tolgay’ın çok iyi bir oyuncu olduğunu, (sakın ola) satılmaması, kiralanmaması, hele hele gs gibi bir rakibe verilmemesi gerektiğini düşünüyorum… Öte yandan, bu sezon görev aldığı maçlarda bedensel ve beyinsel anlamda -her nedense- bir türlü “kendisi gibi” olamadığını da görüyorum… Maç sonlarında oyuna dahil olduğu kısanın da kısası sürelerde dahi olağanüstü bir adanmışlık ve üst düzeyde bir özgüven sergileyen Gökhan İnler’in 90 dakika olmasa dahi, en azından bir devre forma giymesinin takıma katkı sağlayabileceğini düşünüyorum… Ömer Şişmanoğlu’nun, en azından zorluk derecesi çok yüksek olmayan maçlarda, tek devre dahi olsa -hiç olmazsa sağ kanatta- forma giymesinin Ricardo’yu hem dinlendireceği, hem de -belki- hırslandıracağını düşünüyorum…
    Düşüncelerim bunlar, şimdilik bu kadar…
    Teşekkürlerimle…

  2. Takım iyi giderken araya milli maclar giriyordu sanki saatte 100 km hızla giderken el freni çekmek gibi biseydi ama bu sefer farklı mac temposundan yorular takimıza ilaç oldu bu ara devre arasindan sonra bak ne bombalar patlayacak şu casta uzatmasa artik kararını fb nin aldıği kupayı hak sahibine teslim etse bi bombada ordan bekliyorum hadi hayırlısı