Temel Fıkraları

Temel Makinist Olursa

Temel bir gün tren kullanırken treni devirmiş, 400 kişi ölmüş.
Amiri sormuş “Oğlum nasıl oldu ?”, demiş.

Temel “Tren rayına bir adam çıktı, onun yüzünden oldu.”,demiş.

Amiri “Oğlum ezseydin o adamı da 400 kişi ölmeseydi ,”demiş.

Temel de “Ben de öyle düşündüm , adam raydan çıkınca onu ezmeye

çalisurken tren devruldi “, demis.

Sevindirme Yöntemi

Öğretmeni Temelcik’e sormuş:

-“Hergün iyilik yapıp birini sevindiriyor musun?”

-“Tün teyzeme cittum, çok memnun oldi, pu cün ceri celdim taha çok memnun oldi.”

Son Arzu

İdama mahkum olan Temel’e son arzusunu sormuşlar;

– “Penu oğlumin yanuna gömun!” demiş.

-“Ama oğlun yaşıyor!”

– “Olsun. Pen beklerum.”

Sende Bekleseydin

Temel birgün Dursun’a:

-“Ula ben seni minareden atar, iner assağu tudarum” demiş.

Dursun da tutamayacağını söylemiş ve iddiaya girmişler:

Minareye çıkmışlar, Temel Dursun’u tuttuğu gibi boşluğa sallamış ve hızla minaraden inmiş. Dursun yerde can çekişir bir vaziyette Temel’e sitem etmiş.

-“Ula hani tudayidun peni?”

Temel:

-“Ne diyun da , sen de yavaş inup da pekleseydun.”

Kimin Eli?

Temel’in arka cebinden cüzdanı çalınmıştı.

-“Hırsızın elini cebine soktuğunu farketmedin mi?” diye sordular.

-” Ula nerden pileydum da, pir elin cebume cirdiğini farkettum ama çendi elum miydi, değil miydi onu farkedemedum.”

Fıtık Ameliyatı

Bir gün çok ünlü bir ressamımızın yolu, önemsiz bir hastalık nedeni ile Karadenizli doktorumuz Temelin muayenehanesine düşmüş. Dr. Temel para almamış, küçük bir resmi tercih edeceğini söylemiş. Ressam bir süre sonra koca bir tablo ile gelince:

-“Uyy, pu çok değerli, kapul edemem.”

Ancak ressam alması için ısrar edince:

-“Peçi öyleyse, size bi fituk ameliyati borcum olsun.”

İngilizle Türkçe Anlaşmak

Temel Çımacı olmuş, ilk kez yurt dışına gitmişti. Gemi Liverpool Limanı’na yanaşırken, Temel iskeledeki İngiliz’e bağırdı:
-Tut şu halatı! İngiliz anlamadı bir şey..
Temel yine bağırdı:
-Tut şu halatı! İngiliz’de gene hareket yok..
Temel ortaokuldaki ingilizcesi ile bağırdı:
-Do you speak English?
-Yes.. Yes.. dedi İngiliz.
Temel öfkeyle bağırdı:
-O zaman tut şu halatı..!

Zeka Ölçümü

Dursun’la Temel, bebeklerini parkta dolaştırıyorlardı.
Dursun 12 aylık bebeği yürüyor, Temel’in 22 aylık bebeği ise kucakta..
-Övünmek cibi olmasun benimçi çok akillidur, dedi Dursun.
Temel’in cevabı daha bi gariptir:
-Benimçi daha akilli daa! 20 aylik oldu hala kendini taşıtayi..

Çay Takımı

Okuldan dönen Fadime ile Temel konuşurlarken, Fadime şöyle der:
-Bizim evde bir çay takimi var, tam yirmi alti parçadur…

Temel:
-Peki, o parça parça şeyi nasi kullanaysinuz?

Temel’in Fil Oyunu

Temel, annesinin sakladığı pastayı bulamadı ve annesine şöyle dedi:
-Anacuğum, senunle fil oyuni oynayalum.
-Ben pilmeyrum ula oni.
-Çok basit anacuğum, ben fil olacağum, sen de file pasta veren iyi kalpli kadun.

Paylaşımcı Temel

Fadime, Temel’e:
“Ula Temel dolaptan elma aşurduğuni gördüm,” dedi. “Paylaşalum..”

Temel:
“Peki ama akşama annemdem işiteceğum azari da paylaşmaya razi olursan.”

Korkulu Rüya

Küçük Temel, ayakkabılarını çıkarmadan yatağa girmişti. Annesi:
-Ne o çildirdun mi?
-Ne yapayim anacuğum, dün gece korkuli bir rüya gördüm da..
-Nasi rüya?
-Dün akşam çiplak ayakla kırık camlarun üstünde dolaşayidum. Bu akşam da aynı rüyayı görürsem ayaklarım kanamasun diye giydum.

Ters Adam Temel

İspanya’da boğa güreşlerinde bir kural vardır: Boğa güreşçiye saldırır da, güreşçi bu saldırıyı savuşturursa, o anda bütün seyirciler ayağa fırlar ve “Oley” yani yaşa diye bağırırlar.

İşte yine bir boğa güreşinde boğa hücum edip de güreşçi bu saldırıyı savuşturunca, tribündekilerin hepsi kalkıp “Oley” diye bağırıyor ancak onlar oturduktan sonra sıskacık bir adam tek başına ayağa kalkıp incecik sesle “Oley” diyordu.

Bir, üç, beş hep yineledi bunu.. Bu adam Temel’den başkası değildi.
Nihayet herkes “oley” dedikten sonra Temel kalkıp tek başına “ole” diye bağırınca, yanındakiler merakla sordular bu davranışının nedenini. Temel gayet sakin:

“Ben, poğayi tutayrum..”

Ön Vagon

Dursun Temel’i istasyonda memleketine uğurlarken şöyle dedi:
-Sakın en öndeki vagona binmeyesun Temel. Bir kaza anında en çok hasari gören vagon ön vagondur uşağum.

Temel:
-Hiç anlamayrum ula neden ha bu ön vagonu kaldirmayiler?

Kurtulsun Bakalım

Temel’in küçük oğlu hayvanat bahçesinde koşarak babasının yanına gelmiş:
– Koş baba, anami kocaman bir goril kapti!..
Temel gayet sakin cevap vermiş:
– Eyi, eyi. Bundan sonrasi gorilin problemi. Kurtulsun bakalum kurtulabiliyisa.

Aklıma Girsin Diye

Temel, yarın ki sınav için kopya hazırlıyordu. Babası sordu:

“Bu nasil yazi ula böyle, karinca cibi?”

Ne yapsın Temel, kopya hazırlıyorum diyemez ki. Önce heyecanlandı korktu. Sonra:

“Büyük yazarsam aklimda kalmiyii, küçük yazayrum ki, aklıma cirsun da”

Temel’den Yol Tarifi

Bir TIR şoförü direksiyon hakimiyetini kaybederek ana yolun dibinde, Temel’in evinden iceri girer:

-“Yolumu şaşirdimda. Rize’ye cideyiduum,” demiş.

Temel de:

-“Koridoru geceysun, salondan saga sapaysun, tümdüz cideysun, “diye cevap vermiş. :)

Kaç Saniye Var?

Temel matematik dersindedir ama kafası hiç almaz canı çok sıkılır. Gözü hep saattedir. Hoca sorar:
– Kaç dakika kaldı çocuklar ?
– Saniyeler kaldi Hocam.
– Dur bakayım, evladım daha 8 dakika var.
– Yok 480 saniye vardur hocam.

Kanaatkar Temel

Temel deniz kenarında balık tutuyormuş diğer insanlarla. Oltasını atmış, beklemiş ve kocaman bir balık çekmiş… Balığı almış eline, nazikçe çıkarmış iğneyi balığın ağzından, şöyle bir balığa iyice bakmış ve denize atmış.

Ondan başka kimse balık yakalayamıyormuş. Temel tekrar oltasını atmış daha kocaman bir balık, tekrar balığın ağzından iğneyi nazikçe çıkarmış ve balığa şöyle bir etraflıca bakmış ve tekrar denize atmış.

Her seferinde daha kocaman balıklar yakalamış yine etraflıca baktıktan sonra balıkları denize.
Yanında balık tutanlar artık dayanamamışlar ve Temel’in yanına gelmişler:

– Amcacığım ne yapıyorsun sen, demişler.
Biz saatlerdir buradayız tek bir balık bile yakalayamadık. Sen ise kocaman kocaman balıkları denize atıyorsun.

Temel, dönmüş kalabalığa ve şöyle demiş;
– Çünkü benim tavam küçük.

Beş Para

Temel babasına sorar.
– Babacuğum gözünde benim değerum nedu?
Babası cevaplar:
– Dünyalar kadar uşağum.
Temel çok sevinir ve tekrar sorar:
– Peçi Dünya’nun değeru nedu?
Baba cevap verir:
– Beş para etmez.

İndi Sandım

Temel uçakla İstanbul’a gitmektedir. Uçak havalanır. Bir ara cam kenarındaki yolcu kalkar tuvalete gider, Temel de adamın yerine oturur. Bir müddet sonra koltuğun sahibi gelir ve:

-“Kardeşim burası benim yerim lütfen kalkar mısınız? der.

Temel gayet sakin bir şekilde:

– “Valla uşağum ben seni demin indi sandum” der.

Kara Lahana

Temel fıkralarıTemel hışımla girmiş içeri.
“Haçan bana Kara Lahana ver !”
Adam şaşırmış:
“Sen laz mısın ?”
Temel kızmış:
“Sen şimdi kurbağa bacağı istesem sen Fransız mısın diye mi soracaksın ?”
“Ya da pizza istesem İtalyan mıyım diye soracak mısın?”
Adam sakin:
“Yooooo…”
Temel demin dediklerini zekice bulmuş, devam etmiş:
“Sosisli istesem Alman mısın diyeceksin?”
“Taco istesem Meksikalı mısın diye soracak mısın ?” Adam gülmüş:
“Hayır!”
Temel devam etmiş:
“Danimarka salamı istesem Danimarkalı mı diyeceksin?”
“Suşi var mı diye sorsam Japon musun diye soracak mısın?”
Adam artık sıkılmış:
“Yok yahu niye sorayım ki?”
Temel bağırmış:
“Peki aptal herif, niye kara lahana istediğim için Laz mısın diye soruyorsun o zaman?”
Adam sakince yanıtlamış:
“Beyefendi, burası Teknoloji mağazası!”

Taramışlar

Temel’in tek eğlencesi Dursun’la dalga geçmektir. Bir gün yine Dursun’u görünce şöyle der:

– Ula Dursun duydun mu 50 kişiyi taramişlar.
-Uyy deme ula nerede?
-Marketin karşisundaki berberde. :)